Röportaj - Semiramis Pekkan Official Site - Semiramis Pekkan Resmi Sitesi

İçeriğe git

Ana menü:

Röportaj

Semiramis Pekkan Bana Yalan Söylediler

Semiramis Pekkan
Semiramis Pekkan
Semiramis Pekkan
Semiramis Pekkan
Semiramis Pekkan

Bilemediğimiz Yanları İle Semiramis (HEY 10 Ekim 1973)
Beyaz Perde... Sahne Işıkları... Mikrofonlar..... Mixerler... Dönen 45'likler... Dönen LP'ler...
Ya da bilmediğimiz yanlarıyla SEMİRAMİS......
"Önce Ye
şilçam ile merhabalaştım. Çok yıllar önce. Çocuk denecek yaştaydım. Ödenmeyen paralar karşılığı adını ve sayısını hatırlamadığım birçok film yaptım. Aslında üzerinde durmaya hiç mi hiç gerek yok."
Bildiğimiz Semiramis'in bilmediğimiz "Sinema" uğraşları bu kadar kelime içine sığıyor. Ancak bir de "Sahne Işıkları" var Semiramis'in, Ankara'da, Başkentlileri kendisine hayran bırakan.
"Bir keresinde seyahate çıkıyordum. 15 gün kadar Ankara'da kalacaktım. Bir de baktım ki Haldun Dormen de orada... Durup dururken "Tiyatroda oynar mısın?" dedi. Ayaküstü teklif almıştım, şaşırdım. ömrümde sahneye çıkmamışım, Tiyatro sanatçısı olmak kolay mı bu kadar? "Sana güveniyorum, başaracaksın. Dene bir kere" diye üsteledi, Dormen. Yürüyerek Ankara Sanat Tiyatrosuna gittik. Kimseyi tanımıyordum. Ezile büzüle tanıştım o ünlü kişilerle. Güner Sümer yönetici olarak çok yakınlık gösterdi. O gün bana rolümün metnini verdiler. Ertesi gün beni deneyeceklerdi. Bir gece içinde sabaha kadar otelin loş ışıklarında bütün oyunu ezberledim. Oyunun adı yakından bildiğimiz "Bozuk Düzen" idi. Güner Sümer rol yapmamı beğendi. Üstelik bir de bütün replikleri ezberlediğim için oyun içinde suflörlük bile yaptım."
Tiyatroya devam ve müzik arefesi.
Bozuk Düzen ile bitirmemiş "Sahne Işıkları" nı Semiramis.... Başkent'in dumanlı havası öylesine ciğerlerine dolmuş ki, bu kez Meydan Sahnesi patronu Çetin Körükçü'den gelen teklifi kabul etmiş.
"Oyunun adı Arthur Miller'in "Brooklyn Köprüsü" idi. Ankara'lılar bilir, sanattan çok söz edilir orada. Gazeteciler bu oyunu kritik ederken, benden hayli sitayişle söz etmişlerdi. Sevincimi bir kat daha arttıran bir yeni oyun da "10 Küçuk Zenci" oldu. Elime bir miktar para geçiyordu. Ama artık çok yorulmuştum. Kendime daha daha iyi kazanç getirecek bir yol seçmeliydim. Takvimler 1968'i gösterirken müziğe aşık olduğumu anladım."
Bildiğimiz Semiramis'in bildiğimiz müzik hayatı 5 yıl öncesinden başlıyor. Üstelik gerçekten son derece parlak bir uvertür ile... O zamanlar İstanbul'un adı çok duyulan gece kulübü Playboy'da sahneye çıktı. Jean Harlow kıyafetinde Semiramis'i seyredenler "Ajda Pekkan'in kardeşi Semiramis" yerine kafalarında başka bir çağrışım aramaya başladılar. Müzikseverler matine-suare o gece kulübüne taşındılar. Bir seyreden bir kere daha seyrediyordu. Bir kere daha... Bir kere daha... Bir kere daha... Derken 1 aylık program sona erdi.
İyi para kazanmıştı. Semiramis artık gönlünce giyinip, dilediğince harcayabilirdi.
Dönen 45'likler ve LP'ler
Semiramis 1969 yazında sahnelere veda etti. Sadece ve sadece plak yaparak müzik tutkusunu geliştirecek ve sürdürecekti. İlk plağı "Bu ne biçim hayat" Türk plak piyasasında gerçekten fırtına gibi esti. Fabrika plak yetiştiremiyor, hayranları Semiramis'in plağını plakçıdan ısrarla istiyordu. Sonra "Dert ortağım" çıktı... Eğer "Korsan"lar sahtesini yapmamış olsalardı büyük para kazanacaktı.
"Bağlı olduğum plak şirketindeki satışlar bir süre sonra durdu. Araştırma yaptık Anadolu'da satışı muhteşemmiş. Şirketten istek yok, satış çok. Meğer adamın biri 5 liradan plak satıp, Anadolu'ya sevkedermiş. Sonunda HEY'in açtığı kampanya ile korsanlık ortadan kalktı. Ama ben ve benim gibi birçok meslektaşımı üzüntü içinde bıraktı. 30'u aşkın 45lik, 2 de LP sahibiyim.
Bilmediğimiz Semiramis şimdilerde bildiğimiz gibi yepyeni bir plak yaptı. Orhan Gencebay'ın plak şirketine transfer olan ünlü şarkıcı bir yandan "Çöpçatan" öte yanda "Sevgilim der misin" diyor.
Bildiğiniz Semiramis'ten hepinize sevgiler var.

YENER SÜSOY


Ben söhret olunca, Ajda benimle 2 yil konusmadi (2011)
Izzet Çapa, Mecmua dergisinin eylül sayisi için Ajda Pekkan'in kardesi Semiramis Pekkan'la bir röportaj yapti. Pekkan'in, ablasi Ajda'dan eski esine, is hayatindan yurt disi hikayelerine kadar anlattigi her sey çok konusulacak türden..

Yıllardır röportaj vermeyen Semiramis Pekkan, ikinci eşi Ercüment Karacan'la aşkını, oğlu Emir'in ölümüyle hayatının nasıl değiştiğini ve moda dünyasının dev ismi Versace'yi İtalya'nın dışına nasıl taşıdığını İzzet Çapa'ya anlattı. Semiramis Pekkan röportajında, şöhret olmaya başladığı dönemlerde ablası Ajda Pekkan'ın kendisine albümünde yer alması için şarkı veren Fecri Ebcioğlu'nun evini taşladığı ve kendisiyle iki yıl konuşmadığı gibi bugüne kadar bilinmeyenleri açıkladı.

l  Semiramis Pekkan'ın yıldızının gerçekten parladığı an?
Yıldızımın parlayıp parlamadığını bilemem ama hayatımın en önemli dönüm noktası Ercüment Karacan ile karşılaşmamdır. Ercüment'in sahne konusunda hiçbir talebi olmadı. Ben kendi kararımla bıraktım.

GÜNEY'LE KARŞILIKLI ETKİLEŞİM
l Türk sinemasının efsane isimleriyle oynadın o dönem. Seni en çok etkileyen h
angisiydi?
Tabii ki Yılmaz Güney.

l Yılmaz Güney'in birlikte oynadığı kadın oyuncularla sık sık gönül bağı kurduğunu biliyoruz. Senin de onunla bir aşk maceran oldu mu?
Karşılıklı etkileşim diyelim.

l Bir de tiyatro maceran var o yıllarda. Tiyatroya başlaman nasıl oldu?
Haldun Dormen'le beraberdim o dönem. Bir gün AST'a (Ankara Sanat Tiyatrosu) götürdü beni, kendi oyunu Bozuk Düzen'in tekstini verip 'Yarın provaya gel' dediler. İki sene çok değerli sanatçılarla sahneye çıktım. Sonra para kazanabilirim diye sinemaya geçtim. 12 film yaptım ama elimde sadece ödenmeyen senetler kaldı. İşte o arada Playboy'dan sahne teklifi geldi.

l Playboy mu?..
Evet, o dönemin en elit gece kulübüydü. Ajda çok ünlüydü, kimse ona yetişemiyordu. Zaten teklifi yapan İbrahim Bey açıkça söyledi, 'Ablanızın süksesi müthiş, sizi onun karşısına çıkarmak istiyorum' diye. Bir ay karşılığında Nişantaşı'nda iki daire alacak kadar para çıkarttı koydu önüme. Eve geldim Ajda'ya anlattım. 'Aman ezberle 5 şarkı, al parayı git' dedi. Hemen o parayla kendime bir ev ve mücevher aldım.

l Bir çıktın, pir çıktın öyle oldu galiba?
Bir gecede star oldum İzzet, Türkiye beni konuşuyordu. Sahneden indiğimde Ajda bir köşede hüngür hüngür ağlıyordu.

l Sonra birbirinize girmişsiniz. Ajda anlatmıştı; Fecri Ebcioğlu sana şarkı yazdı diye rahmetlinin evinin camlarını taşlamış bir gece.
Onu ben sonradan duydum. Kız haklı. Beş yaşından beri şarkı söylüyor, sonra ben gelip iki ayda onu geçiyorum. Çıldırmaz mı insan?

ERCÜMENT'İ GÖRÜNCE TİTREDİM!
l Peki nasıl tanıştın Ercüment Bey'le?
Playboy'daki ilk gecemde oradaymış. Bir gün rahmetli Altan Erbulak kulise geldi. 'Ercüment Karacan seni Milliyet'in Güzellik Yarışması'nda onur konuğu yapmak istiyor' dedi. 'Altan'cığım ben kim olursa olsun şahsen davet almadan hiçbir yere gitmem' dedim. Aradan birkaç ay geçti. Hümeyra'nın annesi Balalayka'da bir parti veriyor. Orada arkası dönük bir adam dikkatimi çekti. 'Kim bu?' dedim içimden. 'Ben Ercüment Karacan' dedi. 'Memnun oldum, ben de Semiramis Pekkan!' Ama tir tir titriyorum. Ercüment'le 18 yıl birlikte olduk.

l Ayrıldıktan sonra da Ercüment Bey ile dost kalmışsınız. Boşanmanız nasıl oldu?
Moda dünyasında önemli işler yapıyordum. Londra'da, Los Angeles'ta butiklerim var. Sonra oğlumuz Emir'in hastalığı bizi allak bullak etti. Ercüment'i her gördüğümde onda oğlumu kokluyordum. Ayrılmamızın sebebi biraz da budur.

VERSACE'Yİ İTALYA'DAN  BEN ÇIKARDIM
l Bir de İtalya maceran var.
Christian ve Ercüment sayesinde İtalya'da da bir sürü insanla tanışmıştım. O arada İtalyan modasına heves ettim. Jenny o zamanlar İtalya'da müthiş tutuluyor. Floransa'da onun atölyesine gidip gelirken Jenny'nin tasarımcılarından biri olan çok utangaç bir genç dikkatimi çekti. Arkadaş olduk. Çok yetenekli ama kimse farkında değil.

l Kimdi o?
Kimdi biliyor musun; Versace. Onu aldım Londra'ya getirdim. Ferre'yi, Complice'yi de getirdim sonraları. Avrupa’da ilk dükkanlarını ben açtım. Sonradan dünyaya yayıldılar ama onları İtalya’dan ilk çıkaran benim.

Semiramis Pekkan
İçeriğe dön | Ana menüye dön